arşiv

yazar arşivi

Topuk Dikeni Tedavisi

Cuma, 17 Haz 2011 yorum yok

Topuğumuzda oluşan ve yere basınca iğne batması şeklinde ağrı ve buna bağlı olarak yürüyememe gibi etkileri olan bir çeşit iskelet hastalığıdır.Çoğunlukla kadınlarda görülen bu iskelet hastalığını kökten çözecek tek çare ameliyattır. Ancak lazer ve klasik yöntemlerle yapılan ameliyatlar çoğu kadını korkutuyor. Bu yüzden bitkisel ilaçlar oldukça popüler.Plantar fasitis topuk ağrısının en sık nedenlerindendir. Ayak tabanındaki, topuğu parmaklara birleştiren, kuvvetli zarın, yani, plantar fasyanın gerginleşmesi, sertleşmesi ve iltihaplanması ile ortaya çıkar. Bu zarın görevi, ayak kavisini bir lastik gibi görev yaparak desteklemektir.

Topuk Dikeni Sebepler

• Sürekli sert zeminlerde yürümek,
• Uygun olmayan ayakkabılar,
• Normal dışı yürüme biçimi, düzgün olmayan zeminlerde yürümek,
• Çok uzun koşu ve spor aktiviteleri,
• Ayakta kalmayı ve çok yürümeyi gerektiren meslekler,
• Gebelik,
• Ayak kavsinin düz ya da yüksek olması,
• İleri yaş,
• Aşırı kilo ve uzun süreli yüksek topuklu ayakkabı giymek.

Sonuçta, topuk altında önceleri hafif, ancak sonra artan ve özellikle sabah ilk basışta batıcı ya da yanma tarzında ağrı ortaya çıkar. İlerlemesi durumu topuk dikeni olarak adlandırılan, topuk kemiğine yapıştığı yerde zarın kemikleşmesi ile sonuçlanır.

Tedavi seçenekleri

Topuk Dikeni Tedavisi ve Alternatif Çözüm Yolları

• Germe egzersizleri,
• Ağrıyı artıran aktiviteleri azaltmak,
• Tabana binen yükü azaltan tabanlık ve destekler,
• Taban masajı,
• Antienflamatuvar ilaçlar,
• Ayağınız için topuk kısmı oyulmuş ortepedik terlik ve ayakkabı kullanmak
• Kortizon enjeksiyonu,
• Yukarıdaki yöntemler yeterli olmazsa ameliyat.

Topuk Dikeni (epin kalkenei)

Topuk Dikeni Tedavisi ve Alternatif Çözüm Yolları

Oluşma sebebi ayak tabanındaki aşırı zorlanmadır. Ayak tabanındaki tendon dokusunun topuşa yapışma yerinde gerilme, zorlanma nedeniyle zamanla minik yırtık ve zedelenmeler oluşur. Daha sonra oluşan doku iltihabı ve sertleşmesi, yerini kemikimsi bir yapıya bırakır. Bu da röntgen filminde topuğa batmış bir diken gibi görünür. Ağrının sebebi dokuda meydana gelen zedelenmedir. Oluşan kireçlenme vücudun zedelenmeye karşı verdiği reaksiyondur. Şişmanlık,ayak taban bozuklukları, uzun süre ayakta kalma, yürüme ve bazı spor dallarındaki aktiviteler hazırlayıcı faktör oluştururlar. Hasta genellikle sabah kalkınca ilk adımda şiddetli topuk ağrısından yakınır. Daha sonra kısmen hafifleyen ağrı, uzun süre yürüme, ayakta kalma ile tekrar artabilir

Uzman Görüşleri

Topuk Dikeni Tedavisi ve Alternatif Çözüm Yolları – Saglikcini.com

Özel bir yağ dokusu ile çevrili olan “topuk” bazen inatçı bir ağrı ile sizi taşımak istemeyebilir. Karşılaşılan bu durumun “topuk dikeni” olduğuna dikkat çeken ve genellikle 40-60 yaş arasında görüldüğünü söyleyen Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Dr. Vildan Çerçi “Topuğu çevreleyen yağ dokusu gelen direkt yükün %20-25 ’ini absorbe eder.

Topuktaki bu yağ dokusu yerleşimi ve bölmeli yapısı ile hidrolik bir amortisman görevi görür. Ayak tabanı kaslarının topuk kemiğine yapışma yerinde meydana getirdiği ağrılı hastalık topuk dikenidir” diyerek konuyla ilgili sorularımızı cevapladı:

1- Topuk ağrısı sebeplerinden biri olan topuk dikeni hastalığı nasıl oluşur?

Zorlanmalar sonucunda ayak tabanı kaslarının topuk kemiğine yapıştığı yerde minik yırtıklar ve zedelenmeler oluşur. Zaman içinde bu bölge kireçlenir ve dikenimsi bir görünüm alır. Ağrıya neden olan bu dikenimsi çıkıntı değildir bu sadece bir sonuçtur. Dokularda meydana gelen zedelenmeler dokuların sertleşip kısalmalarına neden olurlar. Tekrarlayan zorlanmalar yeniden yırtılmalara ödem ve ağrıya neden olur.

Topuk Dikeni Tedavisi ve Alternatif Çözüm Yolları

2-Topuk Dikeni olan hastaların şikayetleri nelerdir?

Bu hastalar özellikle sabahları yere bastıklarında topuklarında ağrı hissederler bir süre yürüyünce ağrı azalır ancak uzun süre ayakta kalınca ve çok yürüyünce ağrı tekrar şiddetlenir. Ağrı oldukça inatçıdır ve yıllar boyunca devam edebilir.

3-Topuk Dikeni kimlerde görülür?

Kilolu ayak tabanındaki kaviste düşüklük veya aşırı kavislenme olan kişilerde uzun süre ayakta kalmayı ve yürümeyi gerektiren işlerde çalışanlarda zorlayıcı sportif aktivite yapanlarda daha sık görülür

Categories: Sağlık Tags:

Ömer Çoşkun Şifalı Bitkiler Uzman

Cuma, 17 Haz 2011 yorum yok

Ömer Coşkun İstanbul Tıp Fakültesi mezunu akademisyen bir tıp doktoru. Histoloji ve Embriyoloji alanında ihtisas yaptıktan sonra Yardımcı Doçent Doktorluğa kadar yükselmiş ve çeşitli üniversitelerde hocalık yapmış. Ancak bitkilere olan merakı ağır basınca akademisyenliği bırakıp alternatif tıbba yönelmiş. Anadolu’yu karış karış dolaşıp yıllarca bitkileri incelemiş. Anadolu’daki 9000 çeşit bitkinin sayısız hastalığa iyi geldiğini gören Dr.Coşkun bitkilerle ilgili sayısız deneyler yapmış. Hazırladığı bitkisel karışımları ilk önce fareler üzerinde deneyen Doktor Coşkun olumlu sonuçlar alınca kendisine başvuran hastaların da kullanmasına izin vermiş.
Herbalist Doktor Ömer Coşkun modern tıptan taviz vermeden bitkileri sadece destek amaçlı kullanıyor.

Amacı lokman hekim adı altında şarlatanlık yapanlara inat, insanlara bitkilerle ilgili gerçek bilgiler vermek. Bu amaç doğrultusunda yaptığı araştırmaları Avrupa ve Amerika’da yankı bulunca yurtdışında birçok konferansa katılmış. Şifali bitkiler üzerine onlarca çalışma yapmış. Herbalist Doktor Ömer Coşkun’un hazırladığı bitkisel karışımlar kanser türlerinden, kısırlığa, romatizmadan, kalp damar tıkanıklıklarına kadar birçok hastalığın tedavisinde destek amaçlı kullanılıyor.

Dünya genelinde alternatif tıbba olan eğilim her geçen gün artıyor. Birçok Avrupa ülkesindeki üniversitelerde fitoterapi yani bitkisel tedavi yöntemi adı altında kürsüler kuruluyor. Tıp öğrencilerine bitkisel tedavi yöntemleri öğretiliyor. İsrail bu konudaki çalışmalarıyla başı çeken ülke konumunda. Oysa Türkiye’de alternatif tıp gerekli ilgiden yoksun durumda. Modern tıbbın kaleleri olan üniversiteler alternatip tıbba hala oldukça mesafeli. Oluşan bu boşluğu da ne yazık ki umut taciri şarlatanlar doldurmuş durumda. Tıp bilimiyle ilgisi bulunmayan cahil şarlatanlar bir tutam otu neye yaradığını bilmeden binlerce dolara satıp umutları sömürmekte hiç bir sakınca görmüyor. Hal böyle olunca toplum alternatif tıbba kuşkuyla bakıyor.İşte bu yüzdendir ki alternatif tıbba yönelen akademisyenlerin, bilimadamlarının görüşleri ayrı bir önem taşıyor.

Deşifre bu hafta tedavilerinde Herbalist Doktor Ömer Coşkun’un hazırladığı bitkisel karışımları kullanıp kanseri yenen hastalarla konuştu. Şifali bitkiler hastaların kanseri yenmelerinde ne kadar etkili oldu? Hangi bitki hangi kanser türüne iyi geliyor? Hastalar kanseri yendikten sonra da bitkileri kullanmaya devam etti mi?

Ömer Coşkun Şifalı bitkiler‘in desteğiyle kanseri alt eden hastaların çarpıcı röportajı:

Deşifre’nin şifali bitkiler ile ilgili dosyası bu kadarla sınırlı değil. Herbalist Doktor Ömer Coşkun hangi bitkinin hangi hastalığa iyi geldiğini anlatıyor…Şifali bitkiler nasıl hazırlanmalı, kullanılan bitkinin dozu ne kadar olmalı? Bitkilerin hazırlanışı ve dozu kadar fiyatı da önemli. Lokman Hekim adı altında vatandaşı sömüren şarlatanların fahiş fiyatlarla sattıkları bitkiler aslında kaç lira? Bitkilere yönelenler hangi bitki için ne kadar para ödemeli?
Ve Modern tıp alanında başarılı tedavilere imza atan bilim adamları alternatif tıbba nasıl bakıyor? Alternatif tıp, şarlatanların kurdukları bir tuzak mı yoksa gerçekten modern tıbbı destekleyen bir yöntem mi? Sağlık bakanlığı bitkisel tedavi yöntemlerinden yararlanamk için nasıl bir çalışma başlattı.

Categories: Sağlık Tags:

Kakao Yağı Neye İyi Gelir

Cuma, 17 Haz 2011 yorum yok

Cilt çatlakları, epilasyon sonrası yıpranan cildin tedavi edilmesi, sağlıklı ve hızlı bronzluk için kakao yağı bayanların vazgeçilmezleri arasındadır. Üstelik hoş kokusu sayesinde vücutta ınanılmaz bir rahatlık vermektedir.İstenmeyen Tüylerden Kurtulduktan Sonra Rahatlamak İçin Kakao Yağı Kullanın İstenmeyen tüylerden kurtulmak için tercih edilen yöntemler; ağda, cımbız, jilet, tüy dökücü krem gibi işlemlerden sonra cildinizde kızarıklık ve kuruma görülebilir. Hem yüz hem de vücutta rahatlama sağlamak için cildinizin neme ihtiyacı vardır. Nem; cildinizin parlayıp, esneklik kazanmasını sağlar. İçeriğindeki besleyici ve nemlendirici maddeler sayesinde kakao yağı; cildinize ihtiyaç duyduğu bakımı sunacaktır.

Epilasyon işleminiz bittikten sonra pamuk yardımıyla kakao yağını ilgili bölgelere sürün. Yuvarlak hareketlerle masaj yaparak cildinize yedirin. Uygulama sonrası cildinizin rahatladığını hissedeceksiniz.
Cilt Çatlaklarını En Aza İndirmek İçin Kakao Yağı Kullanın

Hızlı kilo alıp verme, cilt kuruluğu gibi nedenlere bağlı olarak göğüs, basen ve göbek bölgesinde cilt çatlakları oluşabilir. Özellikle hamilelik döneminde hızla kilo alımı cildin çatlamasında önemli bir faktördür.

Hamile olduğunuzu öğrendiğiniz andan itibaren cildinizde çatlamaları önlemek, yoğun nemlendirme yapmak için kakao yağını tercih edebilirsiniz. Her banyo sonrası göğüs, basen, kol ve göbek bölgenize kakao yağını masaj yaparak sürün.
Hızlı Bronzlaşma

Kumral ve beyaz tenli kadınların güneşlenirken karşılaştıkları durumlardan biri cilt renginin sadece kızarmasıdır. Hayalinizdeki bronz tene kavuşmak için güneşlenirken kakao yağını tercih edebilirsiniz.

Püskürtmeli kapaklı cam bir şişenin içinde eşit oranda kayısı ve kakao yağını karıştırın. Güneşlenmeye başlarken cildinizin hassasiyet oranına uygun güneş koruma kremini sürün. Koruma kremi cildiniz tarafından emildikten sonra kakao ve kayısı yağı karışımını cildinize püskürterek uygulayın. Hızlı bronzlaşma sırasında cildinizde renk farklılıkları olmaması için kakao ve kayısı karışımını yuvarlak hareketlerle masaj yaparak sürmeye ve her bölgeye eşit oranda dağıtmaya özen gösterin.

Hızlı bronzlaşma için kakao yağı karışımını tercih ediyorsanız; en fazla 3 gün ardı ardına kullanmaya dikkat edin. Kakao yağı cildin hızlı yanmasını sağladığı için 3 günden fazla sürekli kullanımda istediğinizden fazla cildinizin kararmasına neden olabilir.

Categories: Sağlık Tags:

Gözaltı Torbaları Ameliyatı

Cuma, 17 Haz 2011 yorum yok

Güzelliğin ve yüz ifadesinin en önemli unsurlarından biri olan gözler, yaşın ilerlemesiyle birlikte deforme olabiliyor. Basit estetik müdahalelerle bunu önleyebilirsiniz. İşte gözaltı torbalarından kurtulmanın yolları:

Göz kapaklarında düşme ve gözaltı torbaları en güzel gözlere bile gölge düşürüyor ama basit estetik müdahalelerle yıllara meydan okuyan canlı ve sağlıklı bakışlara sahip olabilirsiniz. Estetik ve Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Erol Kışlaoğlu, göz çevresi estetiği hakkında merak edilenleri anlatıyor…

Göz çevresi sorunlarının lokal anestezi ile acısız ve çok kısa sürede düzeltilebileceğini söyleyen Prof. Dr. Kışlaoğlu ‘’Göz kapağı yaşlanmaya bağlı olarak ya da kalıtsal nedenlerle çok genç yaşlarda da torbalanabilir. Bazen de göz kapağı derisinde torbalanma olmadan sadece sarkma ya da gevşeme görülebilir. Tüm bunlar kişiyi yorgun ve yaşlı gösterir. Bu durumun estetik görünüm bozukluğuna neden olması yanında, sarkık haldeki üst göz kapaklarının gözün önünü kapatması kişinin görmesini de engelleyebilir’’ dedi.

Göz Kapağı Ameliyatı Nasıl Yapılır?

‘’Göz kapağı estetiği ameliyatı ya da blefaroplasti, göz kapaklarına uygulanan estetik cerrahi girişimdir. Alt ve üst göz kapaklarından fazla sarkma ve torbalanmaya neden olan deri fazlalıkları çıkarılır ancak çıkarılan doku miktarlarının çok iyi planlanması gerekir’’ diyen Prof. Kışlaoğlu, operasyon sırasında yapılanları şöyle açıkladı; ‘’Estetik göz kapağı ameliyatı ile fazla deri alınır ve ayrıca fıtıklaşmış yağ dokusu önündeki zar kuvvetlendirilir. Bu şekilde hem güzel bir görünüm elde edilir hem de kişinin rahat görmesi sağlanmış olur. Göz kapağı estetiği lokal anestezi ile yapılır ancak hastanın talebine göre veya başka işlemler de yapılacaksa genel anestezi altında da yapılabilir. Hastanın mevcut şikâyetlerine göre sadece üst veya alt kapaklar ya da her ikisi de aynı anda ameliyat edilebilir. Ameliyat ortalama 1–1,5 saat sürer’’

Operasyon Sonrası İz Kalıyor mu?

Üst göz kapağı için kesi göz kapağının katlanma yerinden yapılır. Üst göz kapağında gizli bir dikiş ve alt göz kapağında kirpik dibinde kendiliğinden kaybolan dikişler vardır. Bu nedenle iz görünmez. Ayrıca göz kapakları insan derisinde en az iz bırakan bölgelerdendir. Ameliyat sonrası ödem oluşumunu önlemek için göz 1 saat kapalı tutulur. Hasta hemen evine dönebilir. Herhangi bir sargı ya da pansuman söz konusu değildir. Hasta iki gün sonra banyo yapabilir, doğal ihtiyaçlarını rahatlıkla giderebilir. Dört gün sonra üst göz kapağındaki dikiş alınır. Bu süre zarfında hasta güneş gözlüğü takarak günlük hayatına devam edebilir. Bu operasyon tek başına uygulanırken kaş kaldırma ve yüz germe operasyonları ile kombine edilebilir.

Yeni Göz Kapağı Şeklini Ne Kadar Korur?

Genellikle bu operasyonlar iyi sonuç verir ve revizyon (yeniden cerrahi girişim) nadiren gerekli görülür. Göz kapaklarının yeni şekli, yerçekimi dolayısıyla bazen 5–10 yıl bazen de ömür boyu dayanır.

 

Categories: Sağlık Tags:

En Şifali Bitkiler

Cuma, 17 Haz 2011 yorum yok

Zayıflatan gıdalar sizi zayıflatıyor.Greyfurt karpuz gibi meyveler zayıflatan gıdalar arasında yer alıyor, sizde bu gıdalar ile zayıflamada size yardımcı bulabilirsiniz Bazı gıdalar zayıflamanıza yardımcı olur. Hangi gıdalar kalori ve yağ yaktırır bunlara göz atalım. Midenizi kalori almadan doyurmanın sadece 2 yolu vardır ; meyve ve sebzeler. Meyve ve sebze ağırlıklı beslenirseniz siz de kilo verebilirsiniz. Greyfurt : Yemeklerden yarım saat önce yenilen yarım greyfurt metabolizmanızı hızlandırır.

Limon : Limon da greyfurt gibi metabolizmayı hızlandırmaya yardımcı olur.

Üzüm : Tatlı isteğinizi karşılar , tatlı krizlerinizi çok daha az kalori alarak , üzüm yiyerek geçiştirebilirsiniz.

Karpuz : C vitamini açısından çok zengin olan karpuz vücudunuzun susuz kalmasını da ortadan kaldırır. Bol bol karpuz yiyin , suyunu da için.

Kahve : İçinde bulunan kafein maddesi sizi canlandırır. Kan şekerinizi normal seviyede tutarak metabolizmanızın çalışmasını destekler.

Patlamış mısır : Yağda patlatırsanız kilo aldırır ancak yağsız yapıldığında kalorisi az olur. Mısır lifli gıda olduğundan yiyerek zayıflayabilirsiniz.

Yoğurt : Yağsız olmalıdır. İçindeki protein ve karbonhidrat kendinizi tok hissetmenizi sağlar. Çorba : Midenizi çorbayla doldurun , çorba tokluk hissi sağlayacaktır.

Salata : Yaz sebzelerinden yapılan salata çok düşük kalori içerdiğinden zayıflamanıza yardımcı olur , size doygunluk hissi verir.

Sebzeler : Izgarada pişirilmiş sebzelerin hem hazırlaması kolay hem kalorileri düşüktür. Mantar , kabak , patlıcan , biber gibi sebzeleri ızgarada pişirirseniz hem sağlıklı hem daha leziz olacaktır.

Yeşil sebzeler : Vitamin zengini olan yeşil sebzeleri çiğ olarak ve bolca tüketin. Akşam salatalarınıza , çiğ ıspanak , brokoli ve beyaz lahana ekleyin.

Brokoli : Bağırsak hareketlerinizi düzenleyerek kilo vermenize yardımcı olur. Ayrıca bağışıklık sisteminizi güçlendirir.

Balkabağı : Zayıflatan gıdalar arasında yer alır. İçinde bulunan yüksek orandaki liflerle kilo düzenlemeye büyük yarar sağlar.

Yeşil çay : Metabolizmayı hızlandırarak vücutta biriken toksinleri dışarı atar hiçbir besin değeri taşımayan bu bitki zayıflama diyetlerinin olmazsa olmazıdır.

Bundan sonraki hayatınızda bu gıdaları tüketmeye gayret ederek istenmeyen kilolarınızdan kurtulabilirsiniz. Fizik önemlidir ama bunu en çok sağlığınız için yapmalısınız. Şişmanlık birçok hastalığın öncüsüdür yaşınız ilerledikçe bunun farkına daha çok varacaksınız. Geç kalmadan diyetinize başlayın

Categories: Sağlık Tags:
idaa oyun oyna bilmeceler fesbuk Değişik oyunlar facebook giriş Güzel mesajlar komik sözler gmail giriş hosting