arşiv

‘Eğitim’ kategorisi için arşiv

Kompozisyon Ödevi – Kompozisyon Nasıl Yazılır Ayrıntılı Bilgi buyrun

Cuma, 23 Eki 2009 yorum yok

Giriş Bölümü :

Giriş Bölümünün Özellikleri : Giriş bölümünde konu ve konuya bakış açısı belirtilir.

Giriş Cümlesi:

ü Kısa ve ilgi çekici bir cümledir.

ü Bağlayıcı öğelerle başlanmaz. (Çünkü, Mesela gibi…)

ü Yazıda ele alınacak konuyu tanıtır; yazarın konuya nasıl bir yaklaşım getireceğini sezdirir.

ü Genelden özele (tümden gelim) yazılmış paragraflarda, paragrafın giriş cümlesi aynı zamanda paragrafın ana düşüncesidir.

ü Tanımlama, açıklama, soru cümlesi biçiminde kurulabilir.

Kompozisyon giriş cümlelerine örnek:

ü Herhangi bir halk şiiri antolojisini başından sonuna okumayı hiç denediniz mi?…

ü Şiir, ne söylediğinden çok, nasıl söylendiği ile çekiciliğe ulaşır…

ü Softalık, bir düşünce, bir bilgi kanseri diye anlatılabilir…

Gelişme Bölümü :

Gelişme Bölümünün Özellikleri :

ü Gelişme bölümü; konuyu açıklayan, ana düşüncenin ortaya çıkmasına katkıda bulunan yardımcı düşünceleri içerir.

ü Konu, bu bölümde açılır. Bunun için de örneklerden benzerliklerden, karşıtlıklardan, tanık göstermelerden yararlanılır.

ü Ayrıntılar, gelişme cümlelerinde birbirini tamamlayarak, birbirine, bağlayıcı öğelerle bağlanarak sıralanır.

ü Gelişme bölümündeki paragraflardan her biri, dil ve düşünce yönünden kendisinden önceki ve sonraki paragrafa bağlıdır.

ü Tüme varım yöntemiyle yazılan yazılarda ana düşünce, gelişme cümlelerinden biri olabilir.

Kompozisyon gelişme bölümlerine örnek 1:

Yazarken, kitapları bir yana bırakır, aklımdan çıkarırım; kendi gidişimi aksatır diye.  (giriş cümlesi)

Gerçekten de iyi yazarlar üstüme fena abanır, yüreksiz ederler beni. Hani bir ressam varmış, kötü horoz resimleri yapar ve uşaklarına, dükkana hiç canlı horoz sokmamalarını sıkı sıkı tembih edermiş, ben de öyle… Hatta çalgıcı Antigenides’in bulduğu çare benim daha çok işime gelirdi Antigenides bir şey çalacağı zaman, kendinden önce ve sonra halka uzun süre kötü şarkılar dinletirmiş… (gelişme bölümü)

Kompozisyon gelişme bölümlerine örnek 2:

Tiyatronun görevi yeni kelimeleri tanıtmak ve dile yerleştirmek değildir… (giriş bölümü)

Bu görev televizyon gibi yayın araçlarına düşer. Özellikle gerçekçi oyunlarda yeni türetilen ve halkın henüz kullanmadığı kelimelerin kullanılmasına karşıyım. Şinasi : Tiyatroda kişilerin, kişiliklerine göre konuşması gerektiğini söylerken en doğru ilkeyi göstermişti. Alışılmamış kelimeler sahnede kullanıldığında halkta tepki yaratıyor. Bugün Türkçe’yi çok iyi kullanan yazarların yanı sıra, aşırı ve öz Türkçe kelimelerle dolu eserlerle de karşılaşıyoruz. Tiyatro eserlerinde bunu yapamazsınız. Tiyatroda rol alan her oyuncu, kahramanın mensup olduğu toplum kesimine uygun biçimde konuşur… (gelişme bölümü)

Sonuç Bölümü : Sonuç bölümü, belli bir bakış açısı doğrultusunda geliştirilen konunun açıklandığı, amaçlanan sonuca ulaştırıldığı, konunun bir yargıya bağlandığı bölümdür.

Sonuç Bölümünün Özellikleri :

ü Dil ve düşünce yönünden kendinden önceki paragrafa bağlıdır.

ü Kısa bir biçimde kurulan bu bölüm, toparlayıcı ve özet niteliğinde olan bağlayıcı öğelerle (kısaca, özetle, denilebilir ki) başlayabilir.

ü Tüme varım yöntemiyle yazılmış yazılarda, ana düşünce bu bölümdedir.

ü Öykü, roman, anı gibi türlerde anlatılan olayın bitiş durumunu içerir.

Sonuç bölümü için örnek :

Bir Kurban bayramı daha… 1930′lar çok çok gerilerde kaldı. O günlerin çocuğu da öldü gitti.

Sanılır ki, kişi bir kez ölür. Öyle değil oysa! Kişi, yaşam boyunca pek çok kez ölür. Bakarım zaman zaman eski resimlere: İşte Phobus Fotoğrafhanesi’nde çekilmiş resimler. Golf pantolonlu, ya da kısa pantolonlu bir çocuk… Ne oldu ona? Öldü gitti. Daha sonra ilkokul, ortaokul, lise sıralarındaki çocuklar, gençler… Hepsi yok oldular. Yok olmak değil mi ölmek? Öyle ise boyuna ölüyoruz, biçimden biçime giriyoruz, bambaşka bir insan oluyoruz zamanla. Altmışındaki kişiyle sekiz, on, on beş yaşların kişisi nasıl olur da aynı insan olur, olabilir? Zamanın bir oyunu bu bize.

Hep ölüyoruz, öle öle büyüyor, değişiyoruz, son ölüme doğru gidiyoruz.

Yazıda Başlık : Bir yazıya verilen ada başlık denir.

Başlık, bir yazının neyi anlattığını, ya da bu yazının yazılma gerekçesini sezdirecek bir özellik gösterir. Kısaca konuyu tanıtan, ana düşünceyi birkaç sözcükle yansıtan sözdür. Başka bir deyişle başlık; konu – ana düşünce uyumunu yansıtan bir özellik gösterir.

“Bu yazıya en uygun başlık hangisi olabilir?” Şeklindeki sorularda, bu açıklamalar dikkate alınarak başlık saptanmalıdır.

Categories: Eğitim Tags:

Mendelin Bilim Dünyasına Katkıları – Mendel Hayatı Yaşamı Eserleri buyrun

Cuma, 23 Eki 2009 yorum yok

Bilim adamı” deyince çoğumuzun gözünde laboratuvarda deneylerine gömülmüş, ak önlüklü, gözlüklü biri canlanır. Oysa bilimin öncüleri arasında çalışmasını kum üzerinde (Arşimet), eğik kulede (Galileo), çiftlikte (Newton), doğa araştırma gemisinde (Darwin), patent bürosunda (Einstein) yapanları biliyoruz. Bilim düşünsel bir etkinliktir; yeri laboratuvarla değil, zekâ, imgelem ve istenç gücüyle sınırlıdır. Bunun çarpıcı bir örneğini çalışmalarını aralıksız yirmi yıl manastır bahçesinde sürdüren keşiş Mendel vermiştir.


Genetik biliminin kurucusu Gregor Mendel, Avusturya imparatorluğuna dahil Çekoslavakya’da yoksul bir köylü çocuğu olarak dünyaya gelir. O zaman kırsal kesimde hâlâ bir tür derebeylik düzeni egemendi. Topraksız köylüler için boğaz tokluğuna ırgatlık dışında fazla bir seçenek yoktu; tek kurtuluş yolu belki de eğitimdi.
Ne var ki, eğitim de çoğunluk ilkokulla sınırlı kalmaktaydı; daha ilerisi için halkın parasal gücü yoktu. Herkes gibi Gregor’un da doğuştan alın yazısı babası gibi rençber olmaktı. Ama hayır, bu çocuk düzenin koyduğu engeli aşacak, kendine özgü kararlılık içinde yeteneğini ortaya koyacaktı. İlkokuldaki başarısı göz kamaştırıcıydı. Öğretmenlerinin ısrarı üzerine aile, sonunda çocuğun orta öğrenimi için izin verir. Gregor, evinden uzakta altı yıl bir yurtta yetersiz bakım ve beslenme koşullarına göğüs gererek okur; ama, acısını uzun yıllar çekeceği yorgun, cılız ve sağlıksız bir bedenle mezun olur.

Mendel daha öğrencilik yıllarında bilimin büyüsüne kendini kaptırmış; özellikle botanik yoğun ilgi alam olmuştu. Fakat yüksek öğrenim onun için ulaşılması güç bir hayâldi. Burs olanağı yoktu; kız kardeşinin bağışladığı çeyizi de yeterli olmaktan uzaktı. Mendel için bir tek yol vardı: Bir katolik manastırına girmek. Avusturya’da botanik müzesi, bahçe bitkileri ve zengin kitaplığıyla ünlü Brünn Manastırı Mendel için “ideal” bir öğrenim merkeziydi.

Yirmibeş yaşında “papaz” unvanını alan Mendel’in asıl özlemi hiç değilse bir ortaokulda öğretmen olmak, araştırmaları için daha elverişli bir ortam bulmaktı. Bu amaçla girdiği sınavda yeterli görülmez. Üniversite öğreniminden yoksun kalmış olması önemli bir handikaptı. Genç papaz umudunu yitirmemiştir.

Viyana Üniversitesi’nde dört sömestr fizik ve doğal tarih öğrenimi gördükten sonra şansını yeniden dener. Ama yine başarılı görülmez. Sınav kurulu önyargılıdır; kendine özgü değişik bir tutum sergileyen genci anlamaktan uzak kalır. Adayın özellikle evrim ve kalıtıma ilişkin görüşleri bağışlanır gibi değildi. Mendel için artık manastıra çekilip araştırmalarını bahçe bitkileri üzerinde sürdürmekten başka çare kalmamıştı.

Canlılarda özelliklerin kuşaktan kuşağa geçişi, Mendel’in sürgit ilgi odağını oluşturan konuydu. Herkes yeni doğan bir yavrunun atalarının özelliklerini taşıdığını biliyordu. Dahası, kimi yavrunun daha çok anaya, kimi yavrunun da daha çok babaya çektiği gözden kaçmıyordu. Ancak bilinen bu olayların “bilimsel” diyebileceğimiz bir açıklaması yoktu ortada.

Mendel bezelyeler üzerindeki deneylerine öyle bir açıklama bulmak için koyulmuştu. Çalışmasını, bu amaçla seçtiği 22 çeşit bezelyenin boylu-bodur, sarı-yeşil, yuvarlak-buruşuk,… gibi 7 çift karşıt özellikleri üzerinde yoğunlaştırır.

Örneğin, boylu ve bodur çeşitlerim çapraz döllediğinde ilk kuşak melez ürünün tümüyle boylu olduğunu saptar. Melez ürünü kendi içinde dölleyerek elde ettiği ikinci kuşak ürünün büyük bir bölümünün boylu, küçük bir bölümünün ise bodur olduğu görülür (aşağıdaki şekile bakınız!). Mendel iki çeşit arasındaki oranı hesaplar: 1064 bitkinin yaklaşık 3/4′ü boylu, 1/4′ü bodurdur. Örneklem büyüklüğünden kaynaklanan olası hatayı göz önüne alan Mendel, oranı 3:1 olarak belirler (Boylu faktörü B, Bodur faktörü b ile gösterilmiştir).


Şekilde belirlenen durumun iyi anlaşılması için birkaç noktanın açıklık kazanması gerekir:

(1) Döllenmede boylu ve bodur bezelyelerin hangisinin dişi, hangisinin erkek olduğu, sonucu etkilememektedir. Başka bir deyişle özelliğin belirlenmesinde boylu erkek, bodur dişi çift ile bodur erkek, boylu dişi çifti eşdeğerdir.

(2) Dişi ya da erkek her canlı her özellik için biri başat, diğeri çekinik iki faktör taşır. Bezelye örneğinde, ilk kuşaktaki Bb melezinde ortaya çıkan B başattır, gizli kalan b çekiniktir.

(3) Dişi ve erkekte her üreme hücresi faktörlerden yalnızca birini taşır; öyle ki, her yavru iki faktörle dünyaya gelir. Kuramın bu temel ilkesine “Mendel’in ayırım yasası” denmiştir.

(4) İlk kuşaktaki melez (Bb) yavruların tümüyle boylu olması, faktörlerin döllenmede kaynaşmadığı, başat ya da çekinik her faktörün bireysel kimliğini koruduğunu gösterir. Nitekim ikinci kuşakta faktörlerin BB, Bb, bB ve bb olarak çıktığını görüyoruz.

“Mendel’in bağımsız çeşitler” diye bilinen bu yasası yavruların kimi kez ana ve babaya değil, geçmişteki atalarına benzeme olayım da açıklamaktadır. Şöyle ki, kuşaktan kuşağa gizil kalan çekinik faktörlerin birbiriyle birleşip ortaya çıkma olanağı vardır. Aynı şekilde yavrunun ana babadan birine daha çok benzemesi de başat ve çekinik faktörlerle açıklanan bir olaydır (Bağımsız çeşitler yasasını kısaca şöyle dile getirebiliriz: Döllenmede iki cinsiyetin her birinden gelen tek faktörler birbiriyle bağımsız ve rastgele birleşirler).

Mendel başka bitkiler üzerinde yaptığı deneylerden de aynı sonucu almıştır. Daha sonra, biyologların böcek, balık, kuş ve memeliler üzerinde yürüttükleri deneyler de onun genetik teorisini doğrulamıştır.

Mendel teorisi, evrim kuramının başlangıçta açıklamasız bıraktığı kimi önemli noktalara da ışık tutmuştur. Evrimi doğal seleksiyonla açıklayan Darwin de herkes gibi ana-baba özelliklerinin yavruda bir tür kaynaştığını varsayıyordu. Oysa bu doğru olsaydı, doğal seleksiyonla üstünlük kazanan özelliklerin kuşaklar boyu zayıflama sürecine girmesi gerekirdi.

Örneğin, çok hızlı koşan bireyle koşma hızı normal bireyin çiftleşmesinden doğan bireyin (yavru) koşma hızı ikisi arasında olacak, sonraki kuşaklarda fark daha da azalarak kaybolmaya yüz tutacaktır. Darwin de bunun böyle olmadığının farkındaydı. Kaynaşma varsayımı ne kimi yavruların ana babadan yalnızca birine benzemesi olayıyla, ne de ara sıra görüldüğü gibi, beklenmedik bir özellikle dünyaya gelme olayıyla bağdaşmaktaydı. Özelliklerin önceki kuşak veya kuşaklardan olduğu gibi ve ayrı birimler olarak yavruya geçtiği düşüncesi, Mendel kuramının getirdiği bir açıklamadır.

Mendel, kuramını 1865′te bilim çevrelerine sunmuştu. Ancak Mendel hayatta iken ilgi çekmeyen kuramın önemi, otuz beş yıl sonra kavranır. Hugo de Vries ve Weismann gibi bilim adamlarının çalışmaları olmasaydı Mendel’in devrimsel atılımı belki de daha uzun süre gün ışığına çıkmayacaktı.

Genetik teorisi, evrim kuramına yeni bir boyut kazandırmakla kalmamış, günümüzde olumlu olumsuz çokça sözü edilen “genetik mühendisliği” denen bir çalışmaya da yol açmıştır.

Categories: Eğitim Tags:

2010 YGS LYS Sınav Tarihleri – 2010 YGS Sınav Tarihi Ücreti – LYS Sınav Tarihi Ücreti Nekadar?tıklayın

Cuma, 23 Eki 2009 yorum yok

Üniversiteye giriş için ilk aşama olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı’na (YGS) başvurular 11 Ocak-12 Şubat 2010, ikinci aşama Lisans Yerleştirme Sınavı’na (LYS) başvurular 3-14 Mayıs 2010 tarihleri olarak belirlendi

ÖSYM, 2010 yılı sınav takvimini ve ücretlerini belirledi. Buna göre, 11 Nisan 2010′da gerçekleştirilecek YGS’ye 11 Ocak-12 Şubat 2010 tarihleri arasında başvurular alınacak. Adaylar YGS için 35 lira ücret ödeyecek.

İkinci aşama olan LYS’nin başvuruları da 3-14 mayıs 2010 tarihleri arasında yapılacak. Adaylar katılacakları her bir LYS için 20′şer lira ödeyecek.
LYS-1 (Matematik-Geometri), LYS-5 (Yabancı Dil) 19 Haziran, LYS-4 (Sosyal Bilimler) 20 Haziran, LYS-3 (Edebiyat-Coğrafya) 26 Haziran, LYS-2 (Fen Bilimleri) 27 Haziran’da gerçekleştirilecek. Öğrenciler bu sınavlar için lise müdürlükleri ile ÖSYM sınav merkezi yöneticilikleri ve ÖSYM’nin internet sitesinden başvuru yapabilecekler.

Categories: Eğitim Tags:

2010 YGS Sınav Başvuru Tarihleri – 2010 LYS Sınav Başvuru Tarihleri Açıklandı!tıklayın

Cuma, 23 Eki 2009 yorum yok

2010 YGS Sınavı Başvuru Tarihleri ;
11.01.2010  – 12.02.2010

2010 LYS Sınavı Başvuru Tarihleri ,
03.05.2010  – 14.05.2010

LYS Sınavı 5 Aşamalı olup – LYS1, LYS2 ,LYS3 ,LYS4 ,LYS5

Üniversiteye giriş için ilk aşama olan Yükseköğretime Geçiş Sınavı’na (YGS) başvurular 11 Ocak-12 Şubat 2010, ikinci aşama Lisans Yerleştirme Sınavı’na (LYS) başvurular 3-14 Mayıs 2010 tarihleri olarak belirlendi

ÖSYM, 2010 yılı sınav takvimini ve ücretlerini belirledi. Buna göre, 11 Nisan 2010′da gerçekleştirilecek YGS’ye 11 Ocak-12 Şubat 2010 tarihleri arasında başvurular alınacak. Adaylar YGS için 35 lira ücret ödeyecek.

İkinci aşama olan LYS’nin başvuruları da 3-14 mayıs 2010 tarihleri arasında yapılacak. Adaylar katılacakları her bir LYS için 20′şer lira ödeyecek.
LYS-1 (Matematik-Geometri), LYS-5 (Yabancı Dil) 19 Haziran, LYS-4 (Sosyal Bilimler) 20 Haziran, LYS-3 (Edebiyat-Coğrafya) 26 Haziran, LYS-2 (Fen Bilimleri) 27 Haziran’da gerçekleştirilecek. Öğrenciler bu sınavlar için lise müdürlükleri ile ÖSYM sınav merkezi yöneticilikleri ve ÖSYM’nin internet sitesinden başvuru yapabilecekler

Categories: Eğitim Tags:

11.sınıf edebiyat kitabı cevapları – 11.sinif edebiyat kitabi ölçme ve değerlendirme soru cevaplari buyrun

Cumartesi, 17 Eki 2009 yorum yok

11. sınıf edebiyat kitabı cevapları
Sayfa 11
1. d y d
2. edebi eser;
sosyal hayattan
siyasi hayattan
düşünce hayatından
teknolojik gelişmelerden etkilenir
3.kuruluş-osmanlı nın kuruluş dönemi
yol ayrımı-cumhuriyetin ilk yılları
nutuk-kurtulu savaşı
orhun abideleri-köktürkler dönemi
4.d

Sayfa 19
1. d d y
2. abdülmecit-tanzimat fermanı
2. mahmut-yeniçeri ocağının kaldırılması
baron de tott-hendesehane
3.e

Sayfa 20
1.e
2…..sosyal,siyasi ve tarihi…….
3.b
4.soru hatalı

Sayfa 27
1. d y y
2…..makale,fıkra,roman,hikaye ve tiyatro….
…..fayda….
3.takvim i vakayı-ilk resmi gazete
tercüman ı ahval-ilk özel gazete
ceride i havadis-yarı resmi gazete
4.e

Sayfa 34-35
1. d d y
2.a
3….doğu-batı….
4.c

Sayfa 49
1. y d y
2….klasisizm ve romantizm….
3.müntahabat ı eş ar, şair evlenmesi-şinasi
vatan yahut silistre-namık kemal
makber,sahra,ölü-abdülhak hamit
4.e

Sayfa 64
1. y d d
2….ilahi….
….romantizm,realizm….
3. e

Sayfa 76
1.d y y
2……halkı eğitme…..
……geleneksel türk tiyatrosu…. ….modern….
3.e

Sayfa 78-79
1. d d y
2.c
3……..1860-1896……
4.b
5.b
6.c
7.e
8.e

Sayfa 84
1. d d y
2…..servet i fünun dergisin…..
…..edebiyat ı cedide…..
3.d

Sayfa 94
1. d d y
2….tenkit,gezi yazısı ve hatıra…..
3.halit ziya-saray ve ötesi
cenap şahabettin-avrupa mektupları
hüseyin cahit yalçın-siyasi anılar
4.a

Sayfa 104
1.d y y
2…..terza-rima,sone….
…..sembolizm ve parnasizm…..
…bireysel….
3.toplum sorunlarına değinmemiş,…..-cenap şahabettin
sis,millet şarkısı,………..tevfik fikret
4 d

Sayfa 108
1. y d d
2…….fransız…. ….servet i fünun…
3. a

sy 118-119
1 y y y
2.batı tarzı…. …..servet i fünun dönemi…..
3. d
4. d

Sayfa 128-129
1.d y y
2….realizm…
3. d

sy 131-132
1. d d y
2……edebiyat ı cedide…
3.halit ziya uşaklıgil-kırık hayatlar
mehmet rauf-siyah inciler
hüseyin cahit yalçın-hayat ı muhayyel
4.d

Sayfa 137
1.d y d
2….”sanat şahsi ve muhteremdir”
3.b
4.e

Sayfa 141
1…..servet i fünun…
2 d
3 a

Sayfa 142- 143
1 d y d
2…….tevfik fikret….
….resim…
3.halit ziya uşaklıgil-bir ölünün defteri
cenap şahabettin-hac yolunda
tevfik fikret-tarih i kadim
4.d
5.e
6.a
7.b

Sayfa 151
1. d y d
2….batıcılık…
3. ziya gökalp-türkçülük
said halim paşa-islamcılık
abdullah cevdet-batıcılık

Sayfa 162
1.y d y
2….islam sonrası türk…..
….osmanlı…..
3.d
4.yahya kemal beyatlı-aziz istanbul
ziya gökalp- türkçülüğün esasları
mehmet fuat köprülü- türk edebiyatından ilk mutasavvıflar
yusuf akçura-üç tarz ı siyaset

Sayfa 165
1.y d y
2…..mehmet akif ersoy….
….safahat….
3.e

Sayfa 170
1 d y d
2…… toplumsal….
…..batılı….
3.c

Sayfa 174
1. y d d
2……süleymaniye de bayram sabahı……
…..süleymaniye camii….
3. b

Sayfa 179
1.d y d
2…….tevfik fikret… …konuşma
3.a

Sayfa 192-193
1……realizm….
…..refik halit karay…. …..memleket hikayeleri…..
2. d
3. e

Sayfa 201
1.y d d
2.d
3.e
4. sinekli bakkal-halide edip adıvar
sodom ve gomore- yakup kadri karaosmanoğlu
sürgün – refik halit karay

Sayfa 208
1. d y d
2…..musahipzade celal….
3. e

Sayfa 210-211
1. d y d
2……ömer seyfettin…. … sade… …maupassant….
3.c
4.c
5.d
6.a
7.d
8.b

Categories: Eğitim Tags:
idaa oyun oyna bilmeceler fesbuk Değişik oyunlar facebook giriş Güzel mesajlar komik sözler gmail giriş hosting