arşiv

‘Güncel’ kategorisi için arşiv

1 Yıl Neden 12 Aya Bölünmüştür? 1 yıl ve 12 Ay buyrun

Cumartesi, 19 Ara 2009 yorum yok

12 ye bölünmenin en önemli nedeni gökyüzündeki “ay” olup, o iki büyük tabiat hadisesi arasında en azından tam olarak 12 kere şekil değiştirmektedir. göküzündeki ay ile aynı ismi taşır.

Ayın bir yılda 12 kere dolunay halini almasından kaynaklanır.

Senenin 12 ye bölünmesi, en yaygın olan ve etkisini günümüzde de canlı olarak gösteren bir ayırımdır. Onikiye bölünmenin en önemi göstergesi, gökyüzündeki “ay” olup, o iki büyük tabiat adisesi arasında en azından tam olarak oniki kere şekil değiştirmektedir. Onn içindir ki türkçemizde onikiye bölünmenin birimi, göküzündeki ay ile aynı ismi taşır.

Ay: Ayın dünya çevresindeki dolanımını tamamlaması için geçen süredir. Bu süre yaklaşık 29 gün 12 saattir.

Yıl: Dünyanın güneş çevresindeki bir tam dolanımını gerçekleştirmesi için geçen süredir. Bu süre 365 1/4 gündür.

Bunların birbirine bölünmesinden de bir yıl 12 aydır diyebiliriz.

Tabiat kanunlarını öğrenip kendi hayatını onlara göre ayarlamanın örneklerinden birisi takvim ve zamanın senelere, mevsimlere, aylara, haftalara, günlere… v.s bölünmesi. Bugün kullandığımız ve ismini Papa yedinci Greguar dan alan Gregorijen takviminin öncüsü ismini Roma İmparatoru Gajus Julius Sezar dan alan Jüliyen Takvimidir.

Roma Takvimi önceleri aya göre ayarlanmış bir takvimdi, mart ayından başlıyordu ve 29 veya 30 gün devam eden 10 ay a bölünmüştü. Bir sene 304 gün sürüyordu. Milattan önce 7. yüzyılda bir sene 355(dip not+) gün olarak belirlendi ve iki yeni ay, ocak (januarius) ve şubat (februarius) ayları, eklendi.

Yeni eklemelere ve iki üç senede bir eklenen artık aylara rağmen tabii sene ile takvim senesi arasındakı farklılıklar yeni bir ayarlamayı zorunlu kılıyordu. Bu ayarlama milattan önce 45 senesinde Julius Sezar tarafından yapıldı ve Jüliyen takvimi ortaya çıktı.

Buna göre sene 365 gün olarak tesbit ediliyordu ve üç seneden sonra bir artık gün eklenerek sene 366 gün oluyordu.

Artık gün olarak 24 şubat alınıyordu ve 24 şubat bu suretle iki gün sürüyordu.

Senenin başlangıcı 1 marttan 1 ocağa alınıyordu. Senenin başlangıcının öne alınması ile çıkan karışıklıkları önlemek için milattan önce 46 senesi 455 gün olarak hesaplanmıştır.

Ayların uzunluğu yeniden belirleniyordu. Ayların isimleride bize Romalılardan kalma. Martius(mitoloji tanrısı Mars ın adından), Aprilis, Maius, Junius, Quintilis(beşinci ay), Sextilis(altıncı ay), September(yedinci ay), Oktober(sekizinci ay), November(dokuzuncu ay), Dezember(onuncu ay) ve yeni iki ay Januarius(tanrı Yanus), Februarius(februa dan: temizlik ve günah çıkarmadan gelme).

Takvimin gelişmesi, senelerin, ayların hesaplanması, rahiplerin tekelindeki bir uğraşı idi ve bu tekeli ellerinden bırakma niyetleri yoktu, çünkü edindikleri bilgiler sayesinde devlet idaresinde büyük bir etki ve yetkiye sahiptiler. Jülıyen takviminin oluşmasında Sezar İmparator veya Diktator olarak değil Pontifex Maximus (baş rahip) olarak rol oynamıştır. Takvimdeki bu reformundan dolayı, öldürülmesinden sonra taraflarının baskıları sonucunda Roma Senatosu beşinci ay a (Quintilius, ocak ve şubat aylarının başa konulmasından sonra bu sıralama zaten gerçeğe uymuyordu) onun isminin (Julius) verilmesini kararlaştırdı. Sezardan sonra gelen imparator Augustus da kendi isminin bir aya verilmesini sağladı. Bu suretle altıncı aya da(sextilis) onun ismi verildi(feriae Augusti=Ağustos) Sonradan gelen imparatorların isteklerine rağmen başka imparatorun ismi ile anılan ay olmadı.

Dipnot: Jüliyen takvimine kadar romalılar seneyi (iki ayın eklenmesinden sonra) 354 gün olarak hesaplıyordu. Çift sayılar uğursuzluk getirdiğinden buna bir gün eklediler ve sene 355 gün oldu. Bu günler, aylar arasında, sıra ile 29 ve 30 gün olarak paylaştırılıyordu. Buna rağmen güneş senesinden 10 gün artıyordu. Jüliyen takvimi ile artan bu 10 gün aylara bölüştürüldü. Böylece aylar 30 veya 31 gün oldu. O zamanlar son ay olan şubata 29 ve artık yıllarda 30 gün kaldı. Sıralamaya göre sonradan Gajus Julius Sezarın ayı olarak adlandırılan Juli(Temmuz) 31 gün oluyordu. Ağustos 30 gündü.

İmparator Augustus kendi ayının Sezarın ayından kısa olmaması için ve 30 çift bir sayı olduğundan ve çift sayılar uğursuzluk getirdiğinden şubattan bir gün aldı. Böylece şubat 28 ve artık yıllarda 29 gün olmuş oldu.

Categories: Eğitim Tags:

Doğurarak ve Yumurtlayarak Çoğalan Hayvanlar buyrun

Cumartesi, 19 Ara 2009 yorum yok

Yumurtlayarak çoğalan yada üreyen hayvanlar:

Sürüngenler: Yumurtlayarak çoğalan büyük bir sınıftır. Değişken vücut sıcaklıkları vardır. Tümü akciğer solunumu yaparlar.

Örnek:Kaplumbağ, yılan, timsah, kertenkele, kurbağ vd.

Kuşlar: Sabit vücut sıcaklıkları vardır. Vücutlarının tamamı tüylerle kaplı olan tek sınıftır. Ön üyeleri kanatlara dönüşmüştür. Kemikleri uçmada kolaylık sağlamak amacıyla hafiftir. Yumurtlayarak çoğalırlar.

Örnek:kartal, şahin, güvercin, deve kuşu, atmaca, leylek, martı, karga, ağaçkakan, vd.

Balıklar: Neredeyse sadece suda yaşayan ve solungaçları ile solunum yapan, soğuk kanlı, yürekleri çift gözlü, çoğunun vücudu pullu, genellikle yumurta ile üreyen omurgalı hayvanlardır. Tüm balık türleri için geçerli değildir tabiyki. Çünkü; köpek balığı, balina, yunus gibi balık türleri doğurarak çoğan balık türleridir. İki yaşayışlılarda olduğu gibi çok miktarda yumurta yapılır. Yumurtadan çıkıp, sağ kalarak ergin hale gelenler ise oldukça azdır.

Örnek:kefal, alabalık, çinekop, sazan balığı, hamsi, vd.

Balıklarda da bazı aykırı türler vardır. Örneğin; kedi balıklarında yumurtalar dişi balığın içinde olgunlaşır. Engerek yılanı gibi onlar da doğum yapıyormuş sanılabilir. yumurtlayarak çoğalan hayvanlar Omurgasızlar genellikle yumurtlayarak çoğalırlar. Yumurtadan çıkan yavrular çoğu zaman yetişkinlere benzemezler ve ancak bir kaç aşamadan geçtikten sonra yetişkinlerine benzerler. Fakat bunun aksi, yani yumurtadan direkt olarak yetişkinlerine benzeyerek çıkan türler de vardır.

Kısaca tüm yumurtlayarak çoğalan hayvanlar:

Kaplumbağ, yılan, timsah, kertenkele, kurbağ, kartal, şahin, güvercin, deve kuşu, atmaca, leylek, martı, karga, ağaçkakan, kefal, alabalık, çinekop, sazan balığı, hamsi, vd.

Doğurarak çoğalan yada üreyen hayvanlar

Memeli hayvanlar, insanlar ve kimi deniz canlıları doğurarak çoğalan yada üreyen canlılar sınıfına girerler. Doğurarak çoğalan hayvan türleri şöyledir:

  • Kedi türleri (Aslan, Kaplan, Gelincik, Çıta vb.)
  • Ayı türleri (Boz Ayı, Kutup ayısı)
  • Maymun türleri (Şempanze, Goril, vb.)
  • Balinalar, yunuslar, köpek balıkları
  • Panda
  • İnek
  • Koyun
  • Keçi
  • Zebra
  • Fil
  • Kanguru
  • Zürafa
  • Tilki
  • Kurt
  • Fok balığı
  • Geyik
  • At
Categories: Eğitim Tags:

Eski Ölçü Birimler Nelerdir? Eski Ölçü Birimleri hakkında bilgi

Cumartesi, 19 Ara 2009 2 yorum

Uzunluk ölçü birimleri

  • 1 parmak = 12 hat = 0,03157 m
  • 1 hat = 12 nokta = 0,00263 m
  • 1 nokta = 0,00022 m
  • 1 kulaç = 2,5 zirai =1,895 m (ip boyu, su derinliği, kuyu derinliği vb. için)
  • 1 kara mili = 2500 zirai = 1895 m (kara yolculuğundaki mesafeler için)
  • 1 fersah = 3 mil = 7500 zirai = 5685 m
  • 1 berid ( menzil) = 4 fersah = 12 mil = 30900 arşın = 22740 m
  • 1 merhale = 2 berid = 45480 m
  • 1 çarşı arşını = 8 rubu (urup) = 0,680 m (kumaş için)
  • 1 rubu = 2 kirah = 0,085 m
  • 1 kirah = 0,0425 m
  • 1 endaze = 8 rubu (urup) = 0,650 m (artan ipekli fiyatlarına karşılık konulan ölçü birimi)

Ağırlık ölçü birimleri

  • 1 okka (kıyye) = 400 dirhem = 1282,945 gr (1280 gr)
  • 1 batman = 6 kıyye = 7,544 kg
  • 1 kantar = 44 kıyye = 100 ludre = 56,320 kg
  • 1 çeki = 4 kantar = 176 kıyye = 225,798 kg
  • 1 tonilato = 1000 kg = 4 çeki + 1 kantar + 37,4 okka
  • 1 tonilato = 17 kantar + 31 okka + 183 dirhem
  • 1 miskal = 1,5 dirhem = 4,8 gr
  • 1 dirhem = 4 dünük = 3,2 gr
  • 1 dünük = 4 kırat
  • 1 kırat = 4 bakray = 1/24 misgal
  • 1 bakray = 4 fitil
  • 1 fitil = 2 nekir
  • 1 nekir = 2 kıtmir
  • 1 kıtmir = 2 zerre

Alan ölçü birimleri

  • 1 arşın (zirai) 2= 0,57417 m2= 4 ayak2
  • 1 dönüm (yeni) = 2500 m2
  • 1 dönüm (büyük) = 2720 m2
  • 1 dönüm (atik) = 4 evlek = 1600 zirai2 = 918,672 m2 (bir kenarı 40 arşın (zirai) olan kare)
  • 1 atik evlek = 400 arşın2= 229,668 m2
  • 1 yeni evlek = 100 m2
  • 1 cerip = 3600 zirai2= 2067,012 m2
  • 1 ayak2 = 144 parmak2= 0,14354 m2
  • 1 parmak2 = 144 hat2= 0,00099751 m2
  • 1 hat2 = 144 nokta2= 0,000006927 m2
  • 1 çarşı arşın2 = 0,46240 m2
  • 1 urup2 = 0,007225 m2
  • 1 kirah2 = 0,0018062 m2
  • 1 endaze2 = 0,422500 m2
  • 1 urup2 = 0,0066015 m2
  • 1 kirah2 = 0,0016504 m2

1 megametre

= 1 000 000 m

1 kilometre (km)

= 1 000 m

1 dekametre

= 10 m

1 hektometre

= 100 m

1 desimetre (dm)

= 0,1 m

1 santimetre (cm)

= 0,01 m

1 milimetre (mm)

= 0,001 m

1 mikrometre (μm)

= 0,0001 m

1 nanometre (nm)

= 0,00001 m

1 nokta

= 0,00022 m

1 pika

= 0,0042 m

1 pikometre

= 0,000000000001 m

1 pus

= 0,0254 m

1 rubu

= 0,085 m

1 thou

= 0,0000254 m

1 cable

= 23,15 m

1 menzil

= 22 740 m

1 merhale

= 45 480 m

1 fersah

= 5 685 m

1 eski mil

= 1 895 m

1 berid

= 22 740 m

1 kulaç

= 1,8288 m

= 182,88 cm

1 arşın

= 0,68 m

= 68 cm

1 endaze

= 0,65 m

= 65 cm

1 urup

= 0,085 m

= 8,5 cm

1 hat

= 0,00263 m

= 0,263 cm

1 linye

= 0,003175 m

1 parmak (inch; in)

= 0,0254 m

= 2.54 cm

1 kerrab

= 0,0425 m

1 kirah

= 0,0425

1 elle

= 0,6669 m

1 ayak (foot; ft)

= 12 in

= 0.3048 m

1 kadem

= 0,37887 m

1 zirai

= 0,75774 m

1 yarda (yard; yd)

= 3 ft

= 0.9144 m

1 fathom

= 1,8299 m

1 mil (mile; mi)

= 1 760 yd

= 1 609.344 m

1 deniz mili (nautical mile; nm)

= 1 852 m

1 punto (point; pt)

= 1/72,27 in

= 0,035 cm

1 pika (pica; pc)

= 12 pt

= 0,42 cm

Categories: Eğitim Tags:

Cumhuriyetten Önce Hayat Nasıldı?buyrun

Cumartesi, 19 Ara 2009 1 yorum

Modern okullar yerine mahalle mektepleri

vardı,kadınlara ve kızlara değer verilmiyordu,

kadınlar çarşaf erkekler ise fes sarık ve şalvar giyiyordu,uzunluk ölçülerinde de karı ne kulaç gibi

şeyler kullanılıyordu herkesin 1 kulaç ve 1karış uzunlukları aynı olmadığı için buda birçok soruna yol açıyornu.ülkeyi ve herkesi padişah yönetiyordu ve en önemlisi din ve devlet işleri birbirinden ayrı değildi.

Categories: Eğitim Tags:

Yaşlanma Sürecinin Sindirim Sistemine Etkileri Nelerdir buyrun

Cumartesi, 19 Ara 2009 yorum yok

Sindirim işlevinde yaşa bağlı başlıca değişimler diş ve çiğneme bozuklukları, tat ve doku duyusunda azalma, bağırsaklardan emilimin azalması, sindirim salgılarında azalma ve sindirim kanalındaki fonksiyonel hareket azlığı olarak özetlenebilir.

Yaşlılık döneminde; ağız ve sindirim sistemi ile ilgili de sorunlar ortaya çıkabilir. Dişlerin kaybı, reflü, gastrit, iştahsızlık gibi durumlar bu dönemde sık görülen sağlık sorunlarıdır. Bu sorunlar beslenme düzenini de etkiler ve kişiler yetersiz beslenme riski ile karşı karşıya kalabilirler. Yaşlılıkta, sindirim olayı çok Önem kazanır. Lifli besinler, bağırsakların iyi çalışmasına yardımcıdır. Bu nedenle, ıspanak, kabak, fasulye, portakal, elma, kepekli ekmek, erik, kavun türü besinleri muhafaza edilmesi önemlidir.

Categories: Güncel Tags:
idaa oyun oyna bilmeceler fesbuk Değişik oyunlar facebook giriş Güzel mesajlar komik sözler gmail giriş hosting