KARPUZUN FAYDALARI NELERDİR, KARPUZUN YARARLARI

Cuma, 03 Eyl 2010 yorum yok

karpuz sıcak yaz günlerinde yediden yetmişe herkezin severek tükettiği ve de mevsiminde çok kolay bulunun bir meyve. Öte yandan karpuzun faydaları ise saymakla bitmez. İşte bunlardan bazıları…

Sakarya Vatan Hastanesi Başhekimi Dursun Bostancı, karpuzun bir çok faydası olduğunu belirterek, maksimum fayda sağlamak için karpuzun aç karnına ve çekirdekleriyle birlikte tüketilmesini önerdi. Bostancı, karpuzun kan basıncı ve böbrek fonksiyonlarını düzenlediği, ayrıca kanserden koruduğunu söyledi.

Karpuzun çekirdekleriyle birlikte tüketilmesini tavsiye eden Bostancı , karpuz çekirdeğinde kan basıncısı ve börek fonksiyonunu düzenlemeye yardımcı olan ‘cucurbocitrin’ adlı madde bulunduğunu belirtti.

Bostancı “Çekirdekler ağızda parçalanırsa faydası daha çok görülüyor. Karpuz çekirdeği kalbe de faydalıdır. Ayrıca içerdiği Likopen maddi kalbi enfarktüsten koruyor.” dedi.

Karpuzun lif yönünden çok zengin olduğunu ve bağırsak hareketlerinin düzenleyici ve kanserden koruyucu özelliği bulunduğunu vurgulayan Bostancı, karpuzun yağ ve kolesterol içermediğine dikkat çekti.

Bu sebeple karpuzun sık sık tüketilmesinini öneren Bostancı şu bilgileri verdi: “Karpuzun çok sık tüketilmesinde hiçbir sakınca yok, aksine faydası vardır.

Karpuzun büyük bir kısmının su olması sebebiyle yaz aylarında su kaybını önler. Bu özelliği ile böbrekleri çalıştırır, idrarı düzenler. B ve C vitaminini yoğun olarak içermesi sebebiyle karpuz bir zindelik ve enerji deposudur.

Ayrıca kilo vermeyi de kolaylaştırır. Lif yönünden zenin olması sebebiyle bağırsak hareketlerini düzenler kanserden korur.”

AÇ KARNINA TÜKETİN
Karpuzu açken tüketilmesinin önemli olduğunun altını çizen Bostancı, aç karnına tüketilen karpuzun maksimim fayda sağlayacağının altını çizdi. Bostancı, “Karpuz yemeklerden sonra değil yemekten önce ya da yemekten epey bir süre sonra tüketilmelidir.

Yemekten hemen sonra tüketilirse sindirim zorluğu oluşur. Ancak aç karnına tüketildiğinde maksimum fayda sağlar.” diye konuştu.

cixblog.com

Categories: Güncel Tags:

ASPİRİNİN FAYDALARI VE ZARARLARI NELERDİR

Cuma, 03 Eyl 2010 yorum yok

Dünyaca ünlü sağlık dergisi Men’s Health’in, uzman görüşlerine başvurarak yaptığı bir derlemede faydaları saymakla bitirilemeyen Aspirini’nin iyileştirici etki yaptığı belirlenen 12 yeni hastalık daha masaya yatırıldı. Amerikan Kalp Vakfı’nın sözcüsü olan ve Mayo Clinic’te ilaç uzmanı olarak görev yapan Dr.Gerald Fletcher, “Bu kadar farklı amaçlarla kullanılabilecek başka bir ilaç yok.

Hala Aspirin’in yeni faydalarini bulmaya devam ediyoruz” diyor.
İşte mucize ilacın 12 yeni marifeti….
Kaşıntıyı kesiyor:
Birkaç tablet Aspirin’i ezip toz haline getirin. Elde ettiğiniz tozu bir miktar nemlendiriciyle karıştırıp kaşınan bölgeye sürün. Bu losyon Aspirin’in cilde nüfuz etmesini sağlayacak ve kaşıntıyı durduracaktır.
Tansiyonu düşürüyor:
İspanyol bilimadamlarının yaptığı bir araştırma, Aspirin’in yüksek tansiyona iyi geldiğini ortaya koydu. Her gün alınan 100 miligram aspirin büyük ve küçük tansiyonu belirgin oranda düşürüyor.
Ancak uzmanlar uyarıyor: Aspirini sabah değil, geceleri içmelisiniz.
Aspirin Güneş yanığına karşı:
Yazın bir anda korunmasız olarak güneşin altında kalmaktan kaynaklanan yanıklar bir hayli can yakıcıdır ve ardından cildin kabarcıklar şeklinde su toplamasına neden olur. Ancak çok fazla güneş altında kaldıktan en az bir-iki saat sonra alınacak iki adet Aspirin hem yanmayı hem de cildin su toplanmasını azaltır.
Kalp dostu:
Günde en az 75 miligram Aspirin almak kanı inceltip damar iltihaplanmasını önleyerek kalp hastalıkları riskini yüzde 30 oranında düşürebiliyor. Göğüs ağrısı hissedildiğinde bir Aspirin çignemek, olası kalp krizini bastan önlemeye yardımcı oluyor ve kriz geçirilmişse bile bunun yarattığı tahribatı azaltıyor.
Nasıra iyi geliyor:
5-6 adet Aspirin i toz haline getirip yarımşar çay kaşığı su ve limon suyuyla karıştırın. Nasırlı bölgeye bu karışımı sürdükten sonra üzerini sıcak ve nemli bir bezle 10 dakika örtün. Aspirin’in içindeki asit nasırı yumusatacak ve süngertasıyla biraz ovduktan sonra nasırınız düzelecektir.
Prostatı önlüyor:
Ünlü sağlık merkezi Mayo Clinic’in uzmanları tarafından 1400 erkek üzerinde 5.5 yıl boyunca yapılan bir araştırma, prostat riskinin her gün Aspirin içen erkeklerde iki kat azaldığını gösterdi.
Kolon kanserini önlüyor:
Aile bireylerinizden biri kolon kanseriyse her gün Aspirin içmenizde büyük fayda var. Zira araştırmalara göre günde 81 miligram Aspirin alan erkeklerde kolon kanseri riski, almayanlara göre yüzde 50 oranında düşebiliyor.
Uçukları geçiriyor:
Macar uzmanlar tarafından yapılan bir araştırmaya göre, her gün alınacak 125 miligram Aspirin uçukların cilt üzerindeki ömrünü ortalama 8 günden 5 güne düşürerek, neredeyse yarı yarıya azaltabiliyor. Aspirin, uçuğa neden olan iltihabı da azaltarak, etkilenmiş bölgenin daha çabuk iyileşmesini sağlıyor.
Alzheimer’dan koruyor:
Hollanda’daki Erasmus Tıp Merkezi’nde görevli bilim adamları tarafından yapılan bir araştırmaya göre birkaç yıl boyunca düzenli Aspirin kullananlarda Alzheimer hastalığına yakalanma riski, bu ilacı düzensiz kullananlara göre yaklaşık yüzde 80 oranında daha az ortaya çıkıyor.
Kadında kısırlığa iyi geliyor:
Arjantinli uzmanlar, çocuk sahibi olamayan bir grup kadın üzerinde testler yaptı. Kadınlardan bir bölümüne sadece kısırlık ilacı, diğer gruba ise kısırlık ilacıyla birlikte 100 miligram Aspirin verildi.
Aspirin, yumurtalıkta kan dolaşımını artırdığı için, ilacı Aspirinle alanların hamile kalma şansı yüzde 40 arttı. Sadece kısırlık ilacı alanlarda ise yüzde 20 artış görüldü.
Siğilleri söküp atıyor:
Bir parça bant alın, ortasına yuvarlak bir delik açın ve bu delik tam siğilin üzerine gelecek şekilde bantı cildinize yapıştırın. Uçu banttan dışarı çıkan siğilin üzerine, daha önce toz haline getirdiğiniz Aspirin’i sürün ancak cildinizin diğer taraflarına bulaştırmayın. Sonra bunun üzerini başka bir bantla kapatıp aynı işlemi üç gece üst üste uygulayın. Siğiliniz iyilesecektir.
Felçten koruyor:
Felcin nedeni kan pıhtılaşması. Aspirin’in en önemli özelliği de pıhtılaşmayı önlemesi. Her gün alınacak bir Aspirin’in, felç geçirmiş erkeklerde yeni bir felç riskini yüzde 25 oranında önlediği biliniyordu. Bundan yola çıkan uzmanlar, genel olarak felç riski taşıyanlarda da aynı oranda etkili olacağını düşünüyor. Hatta bazı araştırmalar bu oranın daha da yüksek olabileceğini gösteriyor.
Bu yeni faydalarıyla Aspirin’in gerçekten mucize ilaç olduğu bir kez daha kanıtlandı. Ancak her ilaç gibi Aspirin’in de zararli etkileri olabiliyor. Uzmanlar özellikle mide hastalarını uyarıyor: Dikkat, Aspirin mideyi delebilir. Çünkü mide asit salgılayan bir organ. Aspirin veya romatizma ilaçlari* midenin koruyucu örtüsünü ortadan kaldırıyor. Böylece iç örtü asitle doğrudan temasa geçiyor
Aspirin ve Kalp Krizi
Kalp krizi, bir koroner atardamarın bir kan pıhtısıyla tıkanmasının sonucu olduğu için, aspirinin pıhtılaşma üzerindeki etkisi bir kalp krizinin ilk saatlerinde yararlıdır. Her gün aspirin almak, by pass ameliyatı geçirenler de dahil olmak üzere, koroner atardamar hastalığı olan insanların çoğunda yararlıdır.

Aspirinin Zararları
Koroner atardamar hastalığınız varsa ya da koroner atardamar bypass ameliyatı geçirdiyseniz, aspirin daha sonraki bir kalp krizi riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir Ama kan basıncınız yüksekse, ailenizde felç olayları, kanama bozukluğu, ülser ya da karaciğer ya da böbrek fonksiyonu yetmezliği varsa veya varfarin (Coumadin) alıyorsanız, aspirinden kaçının. Her durumda, aspirini düzenli olarak almaya başlamadan önce doktorunuzla görüşün. (Aspirinin kimyasal adı asetilsalisilik asittir; asetaminofen gibi aspirin yerine kullanılabilen ilaçlardan farklı olduğunu unutmayın. Aspirinin pıhtılaşma üzerinde bir etkisi vardır; asetaminofenin ise yoktur.)

Categories: Güncel Tags:

AĞIZ KOKUSUNU ENGELLEMENİN YOLLARI NELERDİR

Cuma, 03 Eyl 2010 yorum yok

Salgın hastalıklara karşı korur, zehirlenmelerde son derece etkilidir, ağız kokularına kesin çözümdür.


Avrupa’da 700 yıl tıp hocalığı yapan ünü dillere destan, hekimlerin piri İbn-i Sina’nın ‘Tıp Kanunu’ kitabından bugüne kadar hiçbir yerde rastlamadığınız çok özel formülleriyle şifa bitkilerin reçeteleri.

İÇERİĞİ

Limonun kabuğu birinci derecede sıcak, ikinci derecenin sınırlarında kurudur. Onun etki kısmı birinci derecede sıcak ve aynı derecede nemlidir. Bazıları, onun birinci derecede soğuk rutubetli olduğunu ve soğukluğunun daha çok olduğunu söylerler. Onun ekşiliği üçüncü derecede soğuk ve kurudur; onun tohumları birinci derecede sıcak ve üçüncü derecede kurudur.

YARARLARI

Limon, şişirtici, kabartıcı etkiye sahiptir ve yaprakları bu etkiyi gidericidir, çiçeği yapraklarından daha yumuşaktır ve onun ekşiliği kabız yapar. Safrayı giderir ve onun tohumu, kabuğu eritici, çözücüdür. Eğer onun kabuğu elbiselerin içine konursa, güvelere karşı korur; kokusu havayı temizler; havayı bastırıp deodorant etkisi gösterir ve vebaya (salgın hastalıklara) karşı korur.

GÜZELLİK

Ekşi limon, cildi parlatır, sivilce ve ciltteki lekeleri giderir. Onun kabukları ayıklanıp yıkanırsa ve merhem haline getirilirse, lepra (lepra vulgaris) ve ağız kokusuna iyi gelir; onun şişmanlatıcı etkisi vardır; onun kabuğu ağız kokusuna iyi gelir.

ŞİŞLER

Ekşi limon temreye yararlıdır.

HAREKET ORGANLARI

Onun yağı, gevşekliğe iyi gelir; eğer yağı kabuğundan ayrılırsa, felce iyi gelir ve ekşisi sinirlere zararlıdır.

BAŞ ORGANLARI

Limon, yüz felcine iyi gelir; pişmiş limon ağız kokusunu gerçekten giderir.

GÖRME

Ekşi Limon ile hazırlanan damlalar gözün sarılığına iyi gelir.

SOLUNUM

Ekşi limon, sıcak (sıkıntılı) kalp çarpıntısını giderir ve meramalatı boğaz ve akciğere çok yararlıdır. Lakin ekşi limonun göğüste kötü etkisi vardır ve limonun sütü sirke ile pişirilirse ve ondan yarım şekerle (4 onz tıbbi ölçü, sıvı ölçüsü olarak 6 onz, 2 ölçü küçük kaşık) içilirse, sülük denen hayvanı öldürerek vücuttan atılmasını sağlar.

BESLENME

Onun eti mideye zararlıdır, ekşime yapar. Marmelatı yenmelidir veya marmelatı balla birlikte yemek uygundur; bu şekilde yenirse, hazmı kolaylaştırır ancak yine de fazla yenmemelidir. Ancak, onun yaprağı mideyi ve bağırsakları kuvvetlendirir ve onun çiçekleri ve kabuğu eğer yemek pişirilirken içine katılırsa, sindirime yardımcı olur. Kabuğun kendisi pişirilmeyip, öylece yenirse, hazmedilmez. Onun kabuğunun pişmişi kusmayı önler. Onun ekşi suyu mide cidarına yararlıdır. Ekşi limon sarılığa da yararlı olur. O, safravi kusmayı önler ve açıcı etki gösterir. Limon kullanılacaksa, ondan önce ve sonra hiçbir şey yenmemesi gerekir.

DIŞARI ATAN ORGANLARI

Limonun etli kısmı, kulunç ağrısına sebep olur. Ekşi limon, karına kötü etki yapar; safravi ishale faydalıdır; çekirdeği (tohumu) basur memelerine yararlıdır. Onun çekirdeğinde güçlü bir müshil etkisi vardır ve ekşi öz suyu kadınlardaki aşırı cinsel isteği teskin eder.

ZEHİRLEME

Onun çekirdeklerinden 2 dirhemi kaynamış şuruplu veya sıcak suyla kullanıldığında, bütün zehirlenmelere karşı etkilidir. Özellikle, akrep zehirlerine karşı ağız yoluyla (oral yolla) veya akrebin soktuğu yere merhem şeklinde uygulanırsa, faydası görülür. Kabuğu da aynı etkiyi gösterir. Şurup şeklinde, yılan sokmalarına karşı ağız yoluyla alınırsa yararlıdır; aynı zamanda, kabuğunun merhemi de (hayvanın soktuğu yere tatbik edilirse) yararlı olur.

LİMON: HER DERDE ÇARE HER EVE LAZIM

Limonun sertliği diğer kısımlardan zayıftır, utruc diye bilinen bitkinin kabuğundan elde edilen yağ güçlüdür ve bütün kısımlardan elde edilen yağlardan daha etkilidir.

cixblog.com

Categories: Güncel Tags:

SİNÜZİT NEDİR, TEDAVİSİ

Cuma, 03 Eyl 2010 yorum yok

Burnun iki yanında, üstünde, alında olmak üzere kafatasınmızda bulunan boşluklar vardır. Bu boşluklara sinüs adı veriyoruz. Bu sinüsler burun içine bir delikle açılırlar.

kafatasınmızda bulunan boşluklar vardır. Bu boşluklara sinüs adı veriyoruz. Bu sinüsler burun içine bir delikle açılırlar.

Bunların esas işlevi tam olarak bilinmemekle beraber kafatası ağırlığının hafifletilmesi, solunan havanın nemlendirilmesi ve ısıtılması yanında sesin rezonansının sağlanması gibi birçok olayda rol aldığı söylenebilir. Sinüzit ise sinüslerin burun boşluğuna açıldığı deliklerin bir şekilde kapanması olayıdır. Sonuçta sinüslerin havalanması sağlanamayacak ve bakteri üremesi görülecektir.

Sinüzitin tedaviisinde semptomları azaltıcı ilaçlar ve gerekirse bakterilere etkili ilaçlar verilebilir. burun tıkanıklığnı açmakta kullanılan dekonjestanlar, ağrı için analjezikler ve allerji durumu varsa buna yönelik ilaçlar verilebilir. Burun tıkanıklığını açmak için verilen sprey türü dekonjestanlar 5 günden fazla kullanılmamalıdır. sinüzit tedavisinde cerrahi yola çok nadir durumlarda başvurulur. sinüzit nedeni enfeksiyon değil de polip ya da anomali gibi durumlara dayanıyorsa cerrahi tedavi uygulanabilir.

cixblog.com

Categories: Güncel Tags:

KANSERİ ÖNLEYEN ANTİOKSİDANLAR

Cuma, 03 Eyl 2010 yorum yok

Beta-karoten: genellikle turuncu renkteki tatlı patates, havuç, bal kabağı ve mango gibi yiyeceklerde görülür. Ispanak, kale, brokkoli, turp, şalgam yaprakları da antioksidan açısından zengin sebzeler arasındadır.

Antioksidan açısından zengin yiyecekler:

• Beta-karoten: genellikle turuncu renkteki tatlı patates, havuç, bal kabağı ve mango gibi yiyeceklerde görülür. Ispanak, kale, brokkoli, turp, şalgam yaprakları da antioksidan açısından zengin sebzeler arasındadır.
• Selenyum: tuna ve morina balığında bulunur.
• Vitamin A: ıspanak ve kale gibi yapraklı yeşilliklerle havuç ve kavunda bulunur
• Vitamin C: (askorbik asit)- portakal, greyfurt gibi turunçgillerde , yeşil ve kırmızı biber, kivi, brokoli ve çilekte bulunur.
• Vitamin E: (alpha-takopherol) buğday tohumu, ayçiçeği çekirdeği, badem, ve pişmiş domateste ( salça, domates püresi gibi ürünlerde) bulunur.

Doğal olarak bioaktif antioksidan açısından zengin olan yiyecekler
• Polifenol: soya, yeşil çay, siyah çikolata, erik, yaban mersini, siyah ahududu, çilek, elma, kabuklu yemişler (fındık, pekan, şamfıstığı)
• Glucosinalates: turpgiller familyasından suteresi, brokoli, kapak, karnabahar, Brüksel lahanası ve kıvırcık lahana
• Resveratrol: üzüm, kızılcık, yaban mersini, ve yerfıstığı
• Lutein: ıspanak, kale, kara lahana, brokoli, kivi ve yüksek derecede lutein barındıran kırmızı üzüm
• Likopen: pişmiş domatesler (salça ve domates püresi gibi ürünler), karpuz ve kayısı

cixblog.com

Categories: Güncel Tags:
idaa oyun oyna bilmeceler fesbuk Değişik oyunlar facebook giriş Güzel mesajlar komik sözler gmail giriş hosting