Anne ve Hamilelik

Cuma, 17 Haz 2011 yorum yok

1-2 yaş dönemindeki çocuk, oyun oynarken ilişkilerini sağlamlaştırır. İhtiyacı olan oyuncaktan çok, kendisiyle oynayan anne-babadır. Anadolu Sağlık Merkezi’nden Çocuk, Ergen ve Yetişkin Psikiyatri Uzmanı Dr. Zafer Atasoy “Oyunsuz çocuk, ilişkisiz çocuktur” diyor

1-2 yaş çocuğunun oyun gelişimi nasıl seyreder?
Bir yaşındaki çocuk dış dünya ile daha yoğun ilişki kurmaya başlar. Bu durumu, iki yaşında göreceli olarak artar. Bu değişiklik onun sosyal özelliklerini geliştirmeye başladığının işareti olarak algılanmalıdır. Annesi ile kurmuş olduğu ilişkinin içine artık diğer kişiler de katılır, ancak annenin ilişkideki değeri ve ağırlığı sürer. Oyun tek kelime ile iki ayrı durumu anlatır: ‘Paidia’ (İngilizcesi ‘play’) yönergeli ancak serbest, kuralları olmayabilen ve ‘ludus’ (İngilizcesi ‘game’) yönergeleri kurallı oyun. 1-2 yaş arasındaki çocuk bu tanımlama kapsamında sıklıkla paidia oyunları oynar. Bunlar bir kişinin, özellikle de annenin katıldığı oyunlardır. Oyun süresi genellikle birkaç dakika ile sınırlıdır. Çocuk katılmayı bıraktığı zaman oyun sona erer. Erişkinin başlattığını çocuk sonlandırmış olur. Çocuklar, kendi aralarındaki oyunu ise yardımsız yürütemezler. Erişkin, oyunun devam edebilmesi için için gereklidir.

ERİŞKİN DAVET EDER
Bu dönemde en çok ne gibi oyunlardan hoşlanırlar?
Oyun oynama ve buna bağlı olarak hoş zaman geçirme isteği çocuktan gelmez. Bu talep erişkinden gelmiştir. Erişkin, oyun oynamaya isteklidir, davetkardır, kışkırtıcı olur. Oyun her an, her yerde başlayabilir ve bitebilir.
Tek başına oyun başlattıklarında ne olur? Tek başına oyunun yararları nelerdir?
Erişkinin katılmadığı ve başlatmadığı oyunları, çocuk özellikle annenin olmadığı dönemlerde sergiler. Bu oyunlarda kuralsızlık çok belirgindir, paidia (play) olarak tanımlanan oyun türünün dışındadır. Tek başına oyun, bu dönemdeki çocuk için sağlıklı değildir.
Anne- babaların bu yaş aralığındaki çocuklarda oyunla ilgili dikkat etmeleri gerekenler nelerdir?
Bu yaş grubunda başlatılan oyunlar hoş zaman geçirme aracıdır. İlişkiyi daha sağlıklı ve doyurucu hale getirir. Oyunsuz kalmış çocuk ilişkisiz çocuk anlamı taşıyabilir. Bu da sağlıksız bir durumdur. Bu nedenle, bulunan her fırsatı oyun zamanı olarak değerlendirmek çok abartılı bir durum değildir.

UZAKLAŞMA ÇABALARI SERGİLER
1-2 yaş grubu çocukların ruhsal durumları nasıl gelişir? Kişilik özellikleri nasıldır?
Çocuk, yürümeye başlamasıyla birlikte bağımsız olma girişimlerinin de başladığı bir döneme girmiştir. Annesine gizli bir bağla bağlı gibidir. Birçok gereksinimini hâlâ kendi başına sağlayamaz ancak anne-babadan uzaklaşma çabaları da sergilemeye başlar. (Bebek dergisi)

Categories: Sağlık Tags:

Kirpik Gürleştirici Bitkisel Yağlar

Cuma, 17 Haz 2011 yorum yok

HİNT YAĞI : Saç ve kirpik bakımında son derece yararlı bir yağ. Size hint yağı ile yapılmış 2 ayrı tarif veriyoruz.

1 bardak suyu kaynatın. 1 çay kaşığı hint yağı ve 12 gr kakao yağı ekleyip karıştırın. Kabı sıcak su dolu bir başka kabın içine yerleştirip krem kıvamına gelene kadar ısıtın. Karışımı soğutup 15 gün boyunca yatmadan önce gözlerinize kaçırmamaya dikkat ederek kirpiklerinize sürün. Sürme işlemini kirpik kökünden uca doğru uygulayın.

Uzun kirpiklere sahip olabilmek için aşağıdaki kürü uygulamanızı tavsiye ediyoruz.

1 tatlı kaşığı buğday özü yağı, 2 çorba kaşığı Hint yağı, 1 tatlı kaşığı lanolin, 3 adet fındık ve 3 adet ceviz içini benmari usulüne göre ısıtın. Daha sonra bu benmari yöntemiyle ısıttığınız karışımı süzüp küçük bir cam kavanoz içine koyun. Kaş ve kirpikleriniz dolgunlaşıncaya kadar bu karışımın içine pamuklu çubuğu batırıp kaş ve kirpiklerinize sürün.

Kirpikleriniz seyrekse gürleştirmek için, dışarıdan biraz destek gerekir.
Evinizde, rahatlıkla hazırlayabileceğiniz bakım yağı, hem çok faydalı olacak, hem de gayet ekonomik. İşte tarif;

GEREKLİ MALZEMELER

* Badem yağı,
* Hint yağı,

HAZIRLANIŞI VE KULLANIM ŞEKLİ

Hint yağı ve badem yağını eşit ölçüde karıştırın. 15 gün boyunca, akşamları yatmadan öce, kirpik dibinden ucuna doğru sürün. Yalnız gözlerinize kaçırmamaya dikkat edin.

Categories: Sağlık Tags:

Zona Hastalığı Nedir

Cuma, 17 Haz 2011 yorum yok

Zona hastalığı, varicella – zoster (herpes zoster) virüsünün neden olduğu bir infeksiyondur. Zona virüsü, insan vücuduna ilk girdiği zaman suçiçeği hastalığını oluşturur.

Suçiçeği’ni geçiren kişilerin sinir köklerine (ganglion) virüsler gizlice yerleşir. Burada ömür boyu hiçbir zarar vermeden durabilen virüsler, kişi ya suçiçeği geçirmekte olan birisiyle karşılaşınca ya da vücut direnci çeşitli nedenlerle kırılınca yeniden hastalık yapabilecek gücü kazanır ve bu kez zona hastalığını yapar.

Belirtileri nelerdir?
Zona hastalığının özelliği, vücudun bir bölgesinde yerleşmesidir. Çizgi (kuşak) şeklinde, yerleştiği sinirin derideki dağılımına uyarak kırmızılık ve üzerinde gruplar oluşturan veziküller (su dolu kabarcıklar) oluşturur. Bu belirtiler ortaya çıkmadan önce halsizlik, yorgunluk, ateş olabilir. Sinir bölgesinde önce hafif yanma hissedilirken, ağrı şiddetlenir ve şimşek çakması şeklinde tarif edilir. Bir hafta içinde derideki belirtiler ortaya çıkınca hastalığın teşhisi kesinleşir. Tek taraflı, çizgi şeklindeki ağrı, bulunduğu bölgedeki organların (kalp, mide, safra kesesi, böbrek vb.) ağrıları ile karışabilir. Derideki veziküller önceleri gerginken, zamanla ortalarında hafif çökme oluşur (göbeklenir) ve renkleri şeffafken mat, beyaz – sarımsı olur. Bir hafta sonra derideki kızarıklık kaybolur. Veziküller kabuklanır ve 2. haftanın sonunda kabuklar dökülmeye başlar. İyileşen yerlerde bazen leke veya iz kalabilir. Derideki döküntüler 15 günde kaybolduğu halde sinir kökünün ve sinirin yaptığı ağrı(postherpetik nevralji), bazen 1 – 6 aya kadar uzayabilir. Yaşlılarda ve şeker hastalarında ağrı daha uzun sürmektedir.

En çok hangi yaşta görülür?
Zona hastalığı herhangi bir yaşta oluşabilse de en çok 60 yaş ve üzerindeki görülmektedir.

Oluşum nedenleri nelerdir?
Hastalık direncin kırılması ile ortaya çıkmaktadır. Direnci kıran nedenler şöyle sıralanabilir: Stres, üzüntü, uykusuzluk, yorgunluk, beslenme bozukluğu (uzun, sağlıksız diyetler), kanser (lenfoma vb.), kanser tedavisinde kullanılan direnç baskılayıcı (immünosupresif) ilaçlar, ışın tedavileri, kaza ve zehirlenmelerden sonra, AIDS hastalığı

Hastalığın tanı ve tedavisi nasıl yapılır?
Hastalığın tanısı, deri belirtileri görülünce kolaydır. Deri belirtileri yokken ağrı yapabilecek diğer hastalıklar araştırılmalıdır. Tedavide ilk 72 saat içinde sistemik (ağızdan veya damardan) antiviral ilaçlar (asiklovir, famsiklovir, valasiklovir, brivudin) kullanıldığında döküntülerin süresi ve döküntü sonrası ağrının süresi kısalmaktadır. Ayrıca B1 – B6 vitaminleri, antiinflamatuarlar, kaşıntı için antihistaminler, topikal olarak (dıştan) ise antiseptik, epitelizan, anestezik krem ve solüsyonlar kullanılmaktadır. Gözü tutan zonada, göz ilaçları da tedaviye eklenmelidir.

Hastalık sırasında istirahat, beslenme önemlidir. Direnci çok düşük kişilerde hastalığın tüm vücuda yayılabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Zona vücutta en çok nerelerde görülür?
Hastalık vücudun en çok göğüs ve sırt bölgesinde görülür. Sonra sırayla boyun, yüz ve kafa bel ve karın, kalça ve kasıklara yerleşmektedir.

Categories: Sağlık Tags:

Balın Faydaları Nelerdir

Cuma, 17 Haz 2011 yorum yok

Balın Faydaları Nelerdir

*  Bal, bel ağrıları için havanda dövülen kuyruk yağı ile karıştırılıp sürülürse 3 gün içinde ağrı gittikçe azalır ve sonunda yok olur.

* Bal, soğuk su ile karıştırılıp içilirse ishali durdurur, sıcak su ile veya ılık su ile içilirse kuvvetli müshil olur.

*  Bal, boğaz ağrılarında ılık nemli bezle boğaza sürülüp sarılırsa ağrı kısa zamanda geçer yok olur.

* Bal, bir miktar tuzla karıştırılıp, devamlı içilirse balgam söktürür.

* Bal, sırt ağrılarında ağrıyan yere sürülür, üzerine dövülmüş karabiber ekilirse ağrı kesilir.

* Bal, beynin çalışmasını kolaylaştırır. Düşünceye mükemmellik kazandırır.

* Bal, kan yapar. Kanın temizlenmesine yardımcı olur. Kan dolaşımını hem düzenler, hem kolaylaştırır ve damar sertliğinde olumlu etki yapar.

* Bal, yağın hazmını kolaylaştırır, anne ve inek sütünün demir eksikliğini tamamlar, iştah açar ve bağırsaklara özgü hareketleri artı

rarak rahatlık sağlar.

* Bal, kalp çarpıntısından ve yüksek tansiyondan şikâyetçi olanlar için son derece yararlı bir besindir.

* Bal, yiyerek, sinir bozukluğundan yakınan uykusuz kişiler rahatlayabilirler.

* Bal, altını ıslatan çocuklara 1-2 ay devamlı yedirilirse bu huylarından vazgeçtikleri saptanmıştır. Çünkü balın sinirler üzerinde olumlu etkisi vardır.

* Bal, beslenmeden doğan bazı eksiklikler çocuklara ve hatta büyüklerde bile kemikle ilgili hastalıkların tedavisinde çok faydalıdır.

* Bal, hem sabah hem akşam devamlı yedirilirse sarılığın çok kısa zamanda tedavi edilmesinde yardımcı olur.

* Bal, kusma, öksürük, bronşit gibi hastalıklarda kaynatılmış arpa suyu ile içirilirse hastalık tedavi edilir.

* Bal, bademciklerin doğal ilacıdır. Kaynatılmış ada çayına biraz sirke biraz bal karıştırılıp önce gargara yapılıp sonra yudum yudum içilirse boğaz içindeki ağrılar geçer, bademcik iltihaplarında iyileşme görülür.

* Balın çabuk enerjiye dönüşen hazır gıda maddesi olması özelliği ile sporla meşgul olan kimselere enerji vermek için ve yorgunluklarını gidermek için sade veya portakal suyuna karıştırılarak kullanılmaktadır.

* Bal, kozmetik sanayisinde çeşitli güzellik malzemelerinin yapımında da kullanılmaktadır. Bal, limon suyu ve bir bardak sıcak su ile içildiğinde boğaz ağrısını ve öksürüğünü giderir, gribe yakalanmış kişileri rahatlatır.

Categories: Sağlık Tags:

Şems Aslan El ve Ayak Mantaları Krem

Cuma, 17 Haz 2011 yorum yok

Şems Aslan El ve Ayak Mantaları Kremi , 25 Nisan Pazar günü Serdem Coşkun’un konuğu Şems Aslan El,ayak ve tırnak mantarları için Çam iğnesi ve tereyağından oluşan krem tarifi verdi. Aşağıda Malzemeleri ve Nasıl yapılıp nasıl uygulanacağını öğrenebilirsiniz. Saglikcini.com Şems Aslanın bütün tariflerini sizler için takip etmekdedir. Herhangi bir sorunuz olursa ileşitim bölümünden bize ulaşabilirsiniz.
Malzemeler
1 bardak Çam iğneleri
250 gr. Tereyağ
1 toprak kap
Yapılışı:
1 kat alttan çam iğneleri ve üzerine dolana kadar tereyağ konulacak..sonra tekrar çam iğneleri,tekrar tereyağ konulup en üst folyo ile kaplanıyor.. 6-7 saat fırında bekleniyor..(25derecede) sonra tülbentle sıkıldıktan sonra süzüleni şişeye dolduracağız.
2 ay kullanım sonrasında el,ayak tırnak mantarı geçiyor.. Ayrıca egzamada kullanılıyor.. 5 ay dayanabiliyor.. Günde 1 defa akşam mantar olan bölgeye uygulanıyor.. Pamuklu çorap giyilip yatılıyor..

Categories: Sağlık Tags:
idaa oyun oyna bilmeceler fesbuk Değişik oyunlar facebook giriş Güzel mesajlar komik sözler gmail giriş hosting